ETME BULMA DÜNYASI…

YILMAZ BEZGİN

Bir ülke düşünün ki, o ülkede gücü eline alan (ideolojisi,inancı,etnik kökeni,mezhebi ne olursa olsun) öncelikle kendini güvenceye almak ve çevresiyle beraber büyümek için her yolu dener. Askeriyeyi,hukuku,eğitimi ve polis teşkilatını kendi ideolojisine uygun bir şekilde dizayn etmeye çalışır.
28 şubat sürecini yakından takip ettim. O dönem iktidarı elinde bulunduran Kemalist kesim inançlı insanlar üzerinde inanılmaz bir baskı oluşturmuş, asker,polis,savcı,hakim ve kartel medyasıyla topyekün savaş ilan etmişti.O günlerde yaşanan haksızlıkları ne hukuksuzlukları anlatmaya kelimeler yetmez. Düşman olarak görülen inançlı kesim ne pahasına olursa olsun sistematik bir şekilde baskı altına alınacak ve kamusal alandan uzaklaştırılacaktı. Hak, hukuk kimsenin umurunda değildi. Hukuku işletmekle görevli hakim ve savcılar yukarıdan esen bu rüzgar eşliğinde önlerine konulan bütün dosyalar için sipariş edilen karaların altına düşünmeden imzalarını atıyorlardı.28 şubat döneminde çok sayıda insan sırf inançlarına bağlı olduğu için suçlu olup olmadığına bakılmaksızın cezalandırıldı, işinden atıldı, işkence gördü,zulüm gördü.
Gün geldi devran döndü ve Kemalistler iktidarı kaybettiler. Hem de yıllarca eziyet ettikleri, haklarını gasp ettikleri inançlı insanlara.İlk başlarda iktidarın bu yeni sahipleri var güçleriyle ülke için faydalı işler yapmak için çalıştılar. Ve bunda da çok başarılı oldular. Bitmiş ve yerlerde sürünen bir ülke ekonomisini ayağa kaldırmış ve kemalistlerin elinde dibe vuran ülke ekonomisi ayağa kaldırdılar. bu başarıları sonraki dönemlerde kendilerine halk desteği olarak geri döndü.
Ama unuttukları bir şey vardı ” dünyanın en zehirli şeyi güçtür.” Bir insan kendini güçlü hissettikçe zehirlenmeye başlar.Tıpkı daha önce Kemalistlerin yaşadığı GÜÇ ZEHİRLENMESİ maalesef Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakasına yapıştı.Güçlendikçe zehirlendi, zehirlendikçe de kontrolünü kaybetti.
Ergenekon,balyoz,kck,oda tv ve şike davası gibi davalar ile kendine rakip olarak gördüğü herkese savaş açtı.Bu savaştaki en büyük yardımcısı özel yetkili savcı ve hakimleri ile Fethullah Gülen oldu.Şimdi bu süreçte yaşananlar ile 28 şubat sürecinde yaşananları kıyaslayalım. İki durumda da hukuksuzluk en büyük silah. Sadece zalim ve mazlumların yer değiştirdiğini görüyoruz.
Oysa asıl olan ADALETTİR. Adaletten saptığınız zaman inancınız,ideolojiniz ve etnik kökeniniz ne olursa olsun ZALİM olursunuz.Ben Müslümanım diyen birine de zalim olmak asla yakışmaz.Ne demiş Bediuzzaman ”Zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur.”

2014-01-02_222738

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s